Uyku Düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uyku Düzeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2013

Uyku Düzeni Son Durum


Bir önceki posttan devam... Dediğim gibi uykuyu bir rutine oturtmaya çalıştık geçtiğimiz hafta boyunca. İstisnasız her sabah  saat 8'de, öğle uykusundan da kaçta yatarsa yatsın en geç saat 2'de uyandırdık. İlk 2-3 gün çok zordu. Sabahları uyanmak istemiyor, gün boyu huysuzluk yapıyordu. Sonra alışmaya başladı. Bizdeki esas sorun akşam geç yatması olduğu için öğle uykusunu da öne aldık mümkün olduğunca. Öğle uykusundan sonra uyanık kaldığı süre uzayınca erkenden uykusu gelmeye başladı. Şimdi genelde saat 21:30 gibi uyumuş oluyor. Bizim için mucize gibi! Arada direttiği, 22:00-22:30'a sarktığı oluyor elbet. Ama şimdilik gidişattan memnunum. Bu kadar kısa sürede alışabileceğini bilseydim, çok daha önceden yapardım!

Bu arada Yaman'ın uykusuyla uğraşmaktan (ve de işten eve enkaz halinde geldiğimden tabii) neredeyse 10 gündür bloga uğramamışım. Birşeyler de dikemiyorum haliyle. Ama paylaşacaklarım var tabii. Haftasonu fotoğraflanacak, sonra yazılacak.

Herkese iyi haftasonları...

6 Şubat 2013

Uyku Düzeninde İki Yaş Krizi


Yaman doğduğundan beri uyumayı pek istemeyen bir çocuk. Daha doğrusu akşamları erken uyumayı istemiyor. Gece geç saatte yatmak, sabah da geç uyanmak istiyor. Tam gece tipi yani. Babasının uyku düzeni de öyle olduğu için genetik muhtemelen. 

Şimdiye kadar fazla zorlanmadan idare ediyorduk durumu. Sabahları 08.30-09.00 gibi uyanıyor, akşam 22.00-23:00 arası uyuyordu. Fazla zorlamıyorduk biz de. Ama işin içine iki yaş dönemi inatlaşmaları girince bizi tüketmeye başladı bu durum. Artık akşamları uyutmak bir kriz haline gelmeye başladı. Uyku saati yaklaşınca eşimle birbirimize yalvaran gözlerle bakar olduk; "n'olur bugün sen uyut!" diye. Çünkü çok uykusu varken bile, ne zaman uyutmak için odasına götürsek, ayaklanıp koşturmaya başlıyor, oyuncaklarıyla oynamak istiyor. Tekrar yatağına koyunca hırçınlaşıyor, uykusu iyice kaçıyor o zaman. O geç yattıkça hem bize hiç vakit kalmıyor, hem de kalan vakitte birşeyler yapmaya çalışınca geç uyuyor, ertesi gün işe yorgun gidiyoruz.

Bir süredir uyku düzenini nasıl sağlarız diye okuyup araştırıyordum. Ama önerilen yöntemlerin çoğu bizim çocuk yetiştirme tarzımıza uymuyor maalesef. Bizim kültürel yapımız çocuk yetiştirmede katı kuralları kaldırmıyor çünkü. Sonuçta hangimiz çocuğu ağladığında hemen kucaklamıyoruz ki? Bu durumda yatağına bırakıp ağlatmak, en azından benim için, pek uygun bir yöntem değil kesinlikle. Zaten çoğu uzman belirli bir yöntemden çok, çocuğa bir rutin oluşturmayı öneriyor. Hatta neredeyse sihirli bir kelime bu "RUTİN". Sanırım bizim de yapabileceğimiz bu, uyku saatlerini belli bir düzene oturtmaya çalışmak.

Bunu daha önceleri de birçok kez denedik aslında. Ama haftasonu sabahları geç uyanmalar, seyahatler, akşam gezmeleri... Düzeni bozacak birşeyler çıkıyor mutlaka. Zaten bizim oğlan da eski düzenine(!) dönmek için fırsat kolluyor. Ama dünkü krizden sonra, bu kez daha kararlı bir şekilde yeniden denemeye başladık. Çünkü dün gecemiz tam bir kabustu! Saat 23:00'ten 01:00'e kadar uğraştık bizimkini uyutmaya. Evet uyuduğunda saatler tamı tamına 01:00'i gösteriyordu! Biz de hayli gergin ve tükenmiştik haliyle.  Gece de birkaç kez uyandığı halde, ki normalde hiç uyanmaz, sabah erken kaldırmaya karar verdik. Sabah 08:00'de uyandırdık. Öğle uykusunu da 12:00-01:30 arası uyudu. Ve nihayetinde saat 21:30'da resmen sızdı. Şimdi bu saat aralığında bir rutin oluşturmaya çalışacağız. İşimizin çok zor olduğunu biliyorum. Ama uğraşmaya devam. Hem oğlumuz hem de kendimiz için.

Amma uzun yazı oldu, ne çok dolmuşum bu konuda meğer! Buraya kadar gelebilen olduysa, önümüzdeki günlerde gelişmelerden haberdar edeceğim. İyi geceler...