Bebeğim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebeğim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2012

Araba Koltuğuna Kılıf Dikimi-Tutorial


Yaz geldi ya (şu an dışarıda yağmur yağıyor ama bi ara gelecek heralde!), bizim oğlan araba koltuğunda pişmeye başladı yine. Sürekli kafası, sırtı terliyor çocuğumun. Kılıfları çok terletiyor bunların malum. Önce hazır bir kılıf almaya niyetlendim. Ama bana gösterdikleri şey beyaz havlu kumaştan, çok çirkin birşeydi, vazgeçtim. Yine en iyisi kendim dikmek dedim, koyuldum işe. Kumaşımı yine İKEA'nın koton kumaşlarından seçtim.


Orjinal kılıfı kullanmadım kalıp olarak. Bazı yerlerini değiştireceğim için kalıbını kendim çıkardım. Kumaşı tersten üstüne koyup çizerek her parçanın kalıbını aldım.


Dikerken kafam karışmasın diye de üzerlerine yazdım hangi parça olduğunu. 


Birleştirmeden önce dikiş paylarından katlayarak bir de düzden ölçtüm her parçayı. Böylece potluk olma ihtimali de azalıyor.


Önce teyelledim, sonra makinada birleştirdim parçaları. 


Birleştirdikçe yine düzden ölçüp kontrol ettim tekrar tekrar.


Gövde bittikten sonra yan taraflar için siyah penye kullandım, takıp çıkarması kolay olsun diye. Yaklaşık bir karış eninde penyeyi dış kenarı boyunca diktim kılıfa. Sonra kılıfı geçirip fazla kısımları üzerinde kestim. Son olarak da penye parçanın dış çizgisi boyunca lastik geçirdim.


Emniyet kemeri vb parçaların geçtiği yerleri kesip, kenarlarına sürfile yaptım.


Bazı yerlerini de tamamen uydurdum! Emniyet kemerlerinin alt uçları için bağlantı yerlerini açık yapıp, sırta gelen parçayla yan parçayı cırt-cırtla birleştirdim. Böylece çok kolay çıkarılabilir oldu.


Minnoşumun kafası da terlemesin diye baş yastığına da basitçe penye bir kılıf diktim. Yine çıkarılabilir yaptım bunu da.


Ve işte son hali. Artık terlemeden, ferah ferah gezebilecek kuzum.

NOT:Anlatımım yeterince açık oldu mu bilmiyorum. Sorularınız için ben buradayım :))

3 Ekim 2011

Bebek Hediyesi - Bezden Pasta


Ne zamandır yapmak istediğim bu şirin proje sevgili Arzu'nun blogunda görünce yine düştü aklıma. Bugün arkadaşların bebeğini görmeye giderken yapıverdim küçük bir tane. 


Bezleri rulo haline getirdim, daire şeklinde kurdelelerle bağladım, biraz da süsledim. 


Üstüne de bu şirin şeyi kondurdum, hepsi bu kadar.



Yapması kolay, keyifli. Hem de hediye ettiğiniz kişiye hoş bir sürpriz oluyor. Daha ne olsun?

10 Ağustos 2011

İlk Diş ve İkincinin Sıkıntısı



Bizimki ilk dişini 10 gün önce çıkardı nihayet. Neredeyse 4. aydan beri kaşınıyor dişleri yavrumun. Ancak 9. ayı biterken çıktı ilk dişi. Şimdi de ikincinin sıkıntısını çekiyor. Yine iştahsız, keyifsiz ve eline ne geçerse dişlerini kaşıyor. Çıkan her dişte bu sıkıntıyı çekerse hem o yandı hem biz...

25 Temmuz 2011

Tatil Bana Güzel


Kendim gibi eşimin ve oğlumun fotoğraflarını da paylaşmayı tercih etmiyorum biliyorsunuz. Ama hem blogger arkadaşlardan, hem de sık görüşemediğimiz arkadaş, eş-dosttan çok soran oluyor, "arada fotoğraflarını koy da özlem giderelim" diyorlar. Bu yüzden bu seferlik bir istisna yapıyorum ve oğlum için yüzmek ve oynamakla, bizim için de haliyle ona hizmet etmekle geçen ilk tatilimizi onun fotoğraflarıyla, fotoroman tadında özetliyorum. İşte oğlumun gözünden tatilimiz;


"Aslında burdan atlasam karşıya kadar yüzerim ki."


"Bu kadarcık ördek bile yüzebiliyorsa benim bu kavanoz kadar havuzda ne işim var baba?!"


"Hah şöyle! Devam et kaptan!"


"Havuz yormuş, acık kestireyim."


"Acık da iskelede şekerlemece.."


"Sence de güneşten korunmayı abartmıyor musun anneee! Çıkar şunu da yüzümü görsünler."


"Merhaba millet!"


"İki hizmetkarla tatil süper oluyormuş. Tavsiye ederim valla!"


23 Haziran 2011

Bugün Çok Mutluyum...


Çünkü;

Çiçeklerim yerlerini sevdiler ve teker teker açmaya başladılar...



Geçen hafta memleketten (Antakya) aldığım bu ipek fularla kendimi şımarttım...


Altınoluk'tan gelen bu harika zeytinyağıyla (memleketiminki kadar güzel olmasa da ;p) nefis bir Mualla pişirdim.


Oğlumla bol bol oyunlar oynadım. Kahkahalarının ve çıkardığı ilk anlamsız kelimelerinin (bab-bab-baaaaa!) tadını çıkardım. Sonra da uyurken izledim uzun uzun. Sağlıklı ve mutlu bir bebek olduğu için, onun yanında olabildiğim için şükrettim sonra da. Bir de görebildiğim bütün güzellikler için...

23-06-2011

26 Mayıs 2011

"Özel Tasarım" Diş Kaşıyıcı ;p



Çocuğu olanlar bilirler, diş çıkarma döneminde inanılmaz ağrı ve kaşıntı olur dişetlerinde miniklerin. Bizimki de kaşınıyor hatır hutur iki aydır. Zaman zaman çok huzursuz oluyor. Eline ne geçerse ağzına sokup kaşıyor. Diş kaşıyıcıları hariç. Yine bilen bilir, nedense çeşit çeşit alınır ve hiçbiri de bir işe yaramaz diş kaşıyıcıların.

Ben de en çok işe yarayan şeyi -havucu- biraz daha işe yarar hale getireyim dedim. Üzerinde bıçakla kalın çentikler açtım. Bu şekilde biraz daha iyi oldu. Şu dişleri bir çıksa da hem oğlum, hem biz rahatlasak!

26-05-2011

18 Mayıs 2011

Oğluma İlk Pantolon




Nihayet oğluma kıyafet dikmeye başlayabildim. Erkek çocuk olunca kıyafet meselesi biraz daha zor oluyor malum. Hem satın alırken hem de dikerken. Kız çocuklardaki gibi kolay elbiseler, bluzlar dikme alternatifi olmuyor. Çok kısa bir süre giyeceği kıyafetlere de fazla emek vermek istemiyorum. Zaten dikişe çok kısıtlı zamanım kalıyor.
   
Aslında biraz da mecburiyetten dikildi bu pantolon. Bir aydan fazladır esnek kot kumaşından pantolon bulabilmek için bebek mağazalarını dolaşıp duruyorum. Yetişkinlere esnek rahat kumaşlardan pantolon üretiyorlar da, asıl gerekli olanlara yani bebeklere neden sert kumaşlardan yapılıyor hiç anlamıyorum! 

Baktım ki bulamayacağım, dikeyim o zaman dedim. Kot görünümlü esnek bir kumaş kullandım. Evdeki bir pantolonunu kumaşın üzerine koyup kalıbını çıkardım. Parçaları birleştirip beline de lastik geçirdim. Paçalarına da bebe lastiği geçirdim, hepsi bu. Bana bu modeller daha kullanışlı geliyor. 

Kumaşım da çok esnek olduğu için inanılmaz rahat bir pantolon oldu.


Bu da giyilmiş hali...

Bu kumaştan daha önce kendime elbise dikmiştim.

Oldukça bereketli olan bu kumaşımdan bir-iki şey daha çıkacak sanırım.

18-05-2011

13 Mayıs 2011

Oğlumun Çayır Çimen Keyfi




Geçen cumartesi sıcak havayı görünce çayıra vurduk kendimizi. Fotoğraflar Florya Atatürk Ormanı'ndan ve eşimin oyuncağıyla (Nikon D 60) çekildikleri için de haliyle baya bi farklılar.


Bu da ilk kez çimen görmüş sarı böcüğüm! Çimenleri önce iyice bir inceledi, sonra da koparıp ağzına sokmaya çalıştı safım ;p Açık havayı çok seviyor, alışveriş merkezlerinden de resmen nefret ediyor. Alışveriş merkezinde bir saate kalmadan mızıldanmaya başlıyor. Ama dışarı çıkınca hiç sesi çıkmıyor. İnanılır gibi değil, parmak kadar veledin tercihleri var ;D

Umarım bu haftasonu da hava böyle güzel olur. Zaten bebek dolayısıyla fazla dışarı çıkamadık bu kış. Bir de havalar bir türlü ısınmayınca bunaldım iyice.

13-05-2011

3 Mayıs 2011

Evimizin Yeni Bebekleri



Bu bebek kumrular yaklaşık iki haftadır balkonumuzda bizimle yaşıyorlar. İlk fotoğraf yumurtadan çıktıktan iki gün sonra. Ve ilk fotoğrafla sonuncusu arasında sadece 12 gün var! İnanılmaz değil mi? Çabucak büyüdüler ve sanırım 1-2 güne kadar da uçabilecekler. Bizim bebeklerimize verdiğimiz emeği düşünsenize. Ne kadar da zor büyüyor insan yavrusu...

03-05-2011

30 Nisan 2011

Color Block




Son trendi benden önce yakalayan yakışıklı oğlum, dün dışarı çıkarken böyle giyindi. Ama fotoğraflamak çok zor oldu beyefendiyi. Yakalayabildiğim en hareketsiz kareler bunlar.

Kazak: LC Waikiki
Pantolon: Andy Wawa (YKM)
Ayakkabı: Memlekette bir bebek mağazasından

30-04-2011

28 Nisan 2011

Mycey My Feeder (Meyve-Sebze Emziği)



Önceleri biraz tuhaf hatta gereksiz bulduğum bu ürün meğer çok işlevsel bişeymiş. İçine dilimlediğiniz meyve-sebzeleri koyup kapatıyorsunuz, sapından tutup emiyor. Uç kısmı file şeklinde, bebişin ezip parçaladığı meyve-sebze parçaları püre halinde midesine iniyor böylece. Çok da güvenli yani. 6 aydan büyük bebeklere uygun ve bütün bebek mağazalarında bulunuyor.

Oğlum bayıldı buna!  Keyifle emerek meyvesini yiyor kuzum. Ben de meyve püresi hazırlama zahmetinden kurtuldum böylece. Bi taşla iki kuş!


Ama ürün resimlerindeki bebekler gibi beyaz badilerle, üstünü başını hiç kirletmeden yiyor sanıyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz! Yukarda görüldüğü üzere muzunu yerken büyük bir zevkle ortalığı batırıyor böcüğüm. İçindeki bitince de fena halde kızıyor ;p

28-04-2011

25 Mart 2011

Uyku Tulumu Bitti/Sleeping Bag Is Done



Burda Mart sayısından beğendiğim uyku tulumunu diktim oğluma. Aslında dikeli 2 haftadan fazla oluyor ama çıt çıt bastırmak için epey süründü elimde. İnce bir havlu kumaş kullandım. Keten kumaştan da astar yaptım. Aslında sweatshirt kumaşı istiyordum ama bulamadım. Dikmek isteyenlere rahatlıkla tavsiye edebilirim, çok kolay ve çok kullanışlı. Hele de bebeğiniz benimki gibi deli yatıyorsa ;p

Yaklaşık iki haftadır memleketteyim, o yüzden pek ses veremiyorum. Gayet iyiyim yani. Oğlum da öyle.  Merak eden, soran herkese teşekkürler.

The sleeping-bag is finally done. (Nearly two weeks ago!) I used terrycloth and linen for lining. I strongly recommend this pattern. It's so easy and useful.

By the way, i'm with my family in these days. That's why i can't write often. I'm great. So does the baby. Thanks for asking.

25-03-2011

25 Şubat 2011

Bebek Çantası İçin Düzenleyici/Organizer For Baby Bag


Çok fazla gözleri var ve gerçekten kullanışlılar biliyorum ama klasik bebek çantalarını pek sevmiyorum. Bu yüzden doğumdan sonra büyük boy kol çantalarımı kullanmaya devam ettim. Oğlumun eşyalarını diktiğim bir bez torbaya koyuyordum. (burada) Ama artık yeterli gelmemeye başladı, ben de yenilerini diktim.

I don't like to use the classic baby bags. But i know they're really useful. After birth, i'm still using my over-size handbags. I used to put baby stuff in a fabric bag i sew. Now it's not enough and i need new organizers. Here they are..



Bu çanta oğlumun yedek kıyafetleri, emziği,...vs için. İçine kapitone elyaf geçirdim, fermuarla kapattım.

This bag is for baby's outfit, baby soother,...etc. I used quilter for lining, and it's closed with zipper.



Bu kese şeklindeki çanta da bebek bezleri ve ıslak mendil için. Bunu da iki çıtçıtla kapattım. 

Hemen bu akşam kullanmaya başlarım! 
Nasıllar?

And this bag is for nappies and wet wipes. I used grippers to close.
I think i'll use them tonight.
What do you think?

P.S.: Kumaşlar İKEA'dan/Fabric is from İKEA


25-02-2011

26 Ocak 2011

Graco Bebek Salıncağı


Bizim minnoş oldukça gazlı biliyorsunuz. Haliyle genelde kucakta geziyor. Uyuduğu zaman da kısa süre sonra gaz sancısıyla uyanıyor yavrum. Eşimle yorgunluğa ve sırt-bel ağrılarına daha fazla dayanamadık ve salıncak araştırmaya başladık geçen hafta. Önce biraz internet araştırması, sonra da birkaç AVM dolaştıktan sonra bu salıncağa karar verdik. Kadir Has AVM'deki İdil Baby'den resimdeki renginden aldık.

Özelliklerine gelince; Pille çalışıyor, haliyle orta boy şarj edilebilir pil ve şarj aleti almak gerekiyor(bu da ekstra bir masraf). İki hız ayarı var, sallanma hızı oldukça iyi. Hafif ve pratik, kolayca kuruluyor ve tekrar katlanıyor. Küçük olduğu için de evde fazla yer kaplamıyor. 1 yaşına kadar kullanılabiliyor. Tek eksisi, koltuğunun tam yatmıyor olması. En yatay hali port bebelerin eğimi gibi. Bu nedenle çok küçük bebekler için uygun değil. Bizimki 3. ayını doldurduğu için sorun olmadı, rahatlıkla kullanıyoruz. Fiyatı 180 TL.

Peki işe yaradı mı? Kesinlikle evet!!! 3 gündür konforumuz değişti resmen. Miniğimiz salıncağını çok sevdi. Hem üzerinde rahatça uyuyor, uykusu bölünmüyor; hem de uyumadığı zamanlarda keyfi yerinde oluyor, ağlamıyor. Ki ben şu anda bu yazıyı rahatlıkla yazabiliyorum ;p

Hasılı parasının hakkını fazlasıyla veriyor. Biz çok memnunuz, şiddetle tavsiyemdir ;D

26-01-2011

6 Ocak 2011

Kolik



Oğlumuz doğduktan 2 hafta sonra tanıştık kolik denilen berbat şeyle. Ne olduğunu anlatmayacağım uzun uzun. Nette yüzlerce sayfa var bununla ilgili. Biz neler yaşıyoruz, nasıl başetmeye çalışıyoruz ondan bahsedeceğim.

Koliğin en zor tarafı kendinizi inanılmaz çaresiz hissettirmesi. Çünkü ne yaparsanız yapın bazen ağlaması kesilmiyor. Ve bu öyle sıradan bir ağlama değil, etinden et koparılıyor gibi!

Biz neler yapıyoruz? Maddeler halinde:

1) Kucağımıza alıp, elimiz karnına hafif baskı yapacak şekilde sallayarak dolaştırıyoruz.
2) Her beslenme öncesinde gazını azaltacak bir önlem alıyoruz; ilaç (oğlumuza sab simplex iyi geldi), kimyon+rezene suyu, vs.
3) Her beslenme sonrası gazını iyice çıkarıyoruz.
4) Emzik, ayakta-salıncakta sallama, nini-şarkı söyleme gibi aklımıza gelen her yöntemi deneyerek sakinleştirmeye çalışıyoruz. Bu sırada sessiz, loş bir odada olmak önemli.
5) Emzirmek en çok işe yarayan yöntem. Ama sancısı varken canınızı çok yakabilir.

Bir de şu meşhur Kolik cd'sini alacağız ilk fırsatta. Alınca yazarım onu da.

İşte günler böyle geçiyor bu aralar. Artık evde oğlumla yalnızız. Allahtan sancısı akşamları başlıyor da babası da evde oluyor. Yoksa tek başına kotarılacak birşey değil kesinlikle. 3. ayı dolsun diye bekliyor, bol bol dua ediyoruz. 

Dikiş dikmeyi ve sizleri okumayı çok özlüyorum bu arada. Fırsat buldukça ses veririm. Kendinize iyi bakın ;D


06-01-2011

1 Aralık 2010

Doğum Hikayem


Merhabalar yeniden, uzun bir aradan sonra... Bloga bakmak, yorumlarınızı yanıtlamak veya yeni yazı girmek için pek fırsatım olmuyor bu aralar, tahmin edersiniz. Bu döneme adapte olup yeniden birşeyler üretmeye başlayıncaya kadar böyle ara ara ses vereceğim.

Fotoğraf hastaneden taburcu olduğumuz gün çekildi. Tulumunun içinde kaybolmuş! Bi de utanıp yüzünü kapatmış oğlum ;))

Gelelim doğum hikayeme... Fikir olarak sezeryana hiç sıcak bakmadığım ve doğal bulmadığım için hamileliğimin başından sonuna kadar "normal doğum yapacağım" deyip durdum. Aslında o gün geldiğinde cesaret edebilir miyim bilmiyordum. Neyse ki doktorum da normal doğum taraftarıydı. Ancak 16. haftada plasentada ufak kanamalar belirmeye başladı. Fazla hareketli olduğumu bildiğinden, doktorum kendimi çok yormama bağlayıp, dinlenmemi önerdi. 1-2 hafta istirahat ettim, bir değişiklik olmadı. Bebeğin gelişmesinde sorun yaratmadığı sürece izleyebileceklerini söyledi. Doppler ile izlemeye başladılar. Gerçekten de bebeğimizin gelişmesinde hiçbir sorun olmadı, ta ki 36. haftaya kadar. 36. haftadan itibaren kilo alımı durdu. Artık doktorlarım bebeği erken almaktan, dolayısıyla da sezeryandan sözetmeye başladılar. Benim de canım sıkılıyor, herşeye rağmen oğlum sağlıklı diye teselli oluyordum. 39. haftanın ortasında hala kilo almamıştı, hiç sancım yoktu ve NST'de hiç kasılma görünmüyordu. Böylece hastaneye yatırıldım. Hala normal doğumda ısrar ettiğim için ilaçla suni sancı vermeye başladılar. 12 saatin sonunda yoğun sancılarım olduğu halde doğum başlamayınca gece yarısı sezeryana girdim. Sonrasını sezeryanla doğum yapan herkes bilir... Kendi ağrılarınızla boğuşurken bebeğinize bakmaya çalışıyorsunuz. Süreç beni yorsa ve üzse de bebeğimi emzirebildiğim için mutluyum. Çünkü sezeryan istemememin en önemli sebebi süt veremeyeceğim korkusuydu.

Şimdi herşey yavaş yavaş kolaylaşmaya başladı. Bugün 1. ay kontrolü için doktordaydık. Bu seferki gündemimiz gaz sancılarıydı. Hani şu meşhuuuur KOLİK belası! Bu başlı başına bir post konusu, ilk fırsat bulduğumda yazacağım onu da.

Kendinize iyi bakın ;D

01-12-2010