21 Mayıs 2013

Chalk Paint İle Sehpa Yenileme - Tutorial


Chalk paint ile 2. denemem işte bu sehpa. Bekar evinden kalma 4'lü zigonun sağlam kalan en küçük üyesi. Gelelim bu hale gelişinin hikayesine...


Sehpanın önceki hali bu. Oldukça eskimiş ve yıpranmış bir sehpa idi. Özellikle kenarlarındaki yıpranmalar fotoğraftan da belli oluyordur. Tabii ben onu beyaza döndürmeyi kafama koymuşken yeni de olsa farketmezdi ;p


Başlamadan önce ayağındaki ayrılmayı ahşap tutkalı ile sabitledim. İyice tutkallayıp ayakları birbirine iple bağlayarak kuruyana kadar bekledim.


Sadece üstüne zımpara yaptım. Aslında chalk paint ile boyarken zımparaya gerek olmadığı söyleniyor ama benim sehpanın verniği çok kalındı, güvenemedim.


Sıra boyayı hazırlamada. Malzemelerimiz; Polisan Hobby Color  su bazlı akrilik boya (daha önce burada kullanmıştım) ve Fleks Fuga, yani bildiğimiz derz alçısı.


Malzemeleri 1:1 oranında (1 kap boya, 1 kap fuga) ekliyoruz. Benim kullandığım gibi kıvamı yoğun bir boya kullanıyorsanız su da eklemek gerekecektir. Ben göz kararı akışkan kıvamda bir boya olana kadar su ekledim. Ve başladım karıştırmaya...


Sevgili Sibel'in de her chalk paint projesinde vurguladığı gibi, çok çok iyi karışması lazım! İnanmayabilirsiniz belki ama işin en zor kısmı burası kesinlikle. Homojen bir kıvam tutturana kadar epey uğraştırıyor. Benimki gibi boya koyu kıvamlıysa fuga topaklanıyor, sonra uğraş dur. Boyarken düzgün bir yüzey ve homojen bir renk olması için bu kısıma biraz dikkat.


Ve o kadar uğraşmama rağmen ilk kat görüldüğü üzere hayal kırıklığı! Ama bu, boyanın evde hazırlanan bir boya olmasından kaynaklanıyor bence. Sonraki katlarda kapanıyor nasılsa, can sıkmaya gerek yok. Zaten ne kadar iyi karıştırırsanız karıştırın boyanan yüzey pütürlü oluyor neticede, karatahta gibi yani. Ben 3 kat boyadan sonra yüzeyi su zımparası ile (en ince zımpara) düzelttim. Sonra da daha kalın bir zımpara ile eskitmeleri yaptım. Eskitme için önceden mumlamaya falan gerek yok. Boyanın özelliği gereği kolay eskitme yapılıyor zaten.


Fotoğrafını kendim çekmeyi unutmuşum, kullandığım cila da bu: HG Balmumu Cila. Mobilyanın üzerine döküp, bir bez yardımıyla yüzeye yediriliyor. Yalnız çok fena tiner kokuyor! Ben kapalı balkonda çalıştığım halde evden bile günlerce çıkmadı koku. Mutlaka açık alanda yapılmalı bu işlem.


İşte yakın plan son hali. Bu arada artan boyayı da atmadım tabii. Sehpanın üzerindeki saksı dahil ufak-tefek pek çok eşyayı da beyaza döndürdüm bununla.

Bu iki yenilemeyle hiçbirşeyin göründüğü kadar kolay olmadığını anladım bir kez daha. O yüzden de mobilya yenileme işleriyle uğraşan arkadaşlarıma hayranlığım daha da arttı. 

Umarım anlaşılır ve faydalı bir yazı olmuştur. 

15 Mayıs 2013

Canı Cehenneme!


Yerinden yurdundan koparılanlara yanarken, aynı ateş bizim içimize düştü bu sefer. Ya bir gün biz de terketmek zorunda kalırsak doğduğumuz toprakları? Sonrası ömür boyu hasretlik, nesiller boyu yangın...

Memleketim ağlar, ben ağlar. Canı cehenneme ülkemi bu hale getirenlerin!!!

9 Mayıs 2013

İlk Chalk Paint Denemesi - Sehpa Yenileme



Sevgili Sibel (nam-ı diğer turuncu oda) her yaptığında içim gidiyordu chalk paint ile yaptığı yenilemelere. Ahşap boyama işleri beni pek sarmasa da, öyle güzel şeyler yaptı ki sonunda dayanamadım! 

Gelelim ilk çalışmanın kahramanına; İstanbul'a ilk taşındığımda Altunizade'de bir eskiciden almıştım bu sehpayı. Hiç unutmuyorum adam 20 tl deyince resmen üstüne atlamış, temizleyip cilalamasını zor beklemiştim. Sonra alıp eve getirdim ve İstanbul'daki hayatım boyunca, yaşadığım her evde eşlik etti bu sehpa bana. Ama artık yeni bir yüzle devam edecekti hayatına.


Hem Sibel'in tarifini, hem de Pinterest'te dolaşan onlarca tarifi inceledim günlerce. Nasıl yaptığımı bir tutorial şeklinde anlatacağım zaten. Nihayet aldım elime fırçayı, başladım boyamaya. 


Üç kat boya, yüzeyi düzeltmek için zımparalama, eskitme ve balmumu cila sonrası istediğim görüntüye ulaştım. Yalnız göründüğü kadar kolay bir iş değilmiş, baştan söyleyeyim. Sibel'i tekrar tekrar takdir ettim yaparken.


Hem dekoratif hem de işlevsel olarak çok rahat kullanabileceğim yepyeni bir sehpam oldu böylece. Oğlum da çok sevdi, üzerine çıkıp koltuğa ve kanepeye atlama amaçlı kullanıyor sağolsun ;p

Bu arada salonun koltuklarını ve yemek masası sandalyelerini de yeniledik. Yeni renk paletine çok uydu bu haliyle. Fotoğraflarda görünmüyor ama halılar, sandalyeler ve diğer sehpalar da beyaz. Onları da paylaşırım bir ara.

7 Mayıs 2013

Geyikli Dalyan Köyü - Sekiz Yıl Sonra Yeniden


Dalyan Köyü'ne tam sekiz yıl önce gelmiştik eşimle. O zamanlar evli değildik henüz. Köye ve nefis balıklarına hayran kalmıştık. "Bu haftasonu ne yapsak" diye düşünürken aklımıza düştü yeniden. 


Çanakkale'ye yaz geleli epey oluyor ama Dalyan'da deniz sezonu açılmış neredeyse. Hava rüzgarlı olmasına rağmen çok sıcaktı. Gitmişken 8 yıl önce balık yediğimiz iskeledeki balıkçıyı da bulduk, balıkları indirdik mideye. Tabii sezondaki kadar lezzetli değillerdi, ama yine de manzaraya karşı keyifliydi.


Balıktan sonra da nargile-çay-dergi keyfi. Yaman izin verdiği kadar tabii...