Örgü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Örgü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Şubat 2016

Oğluma Atkı-Bere


Her kışa oğluma ve kendime birer atkı-bere örme hevesiyle başlar, genellikle "amaan, hazır alıvereyim!" diye vazgeçerim. Bu kış da öyle geçecekti aslında. Ama geçenlerde sevgili Serra'nın bu yazısındaki atkıyı görüp bayıldım ve bir gazla bu atkı-bere takımına başladım. 

26 Ocak 2014

Yağmurlu Bir Gündü / A Rainy Day


Artık her Cuma-Cumartesiyi İstanbul'da geçirdiğimiz için bize kalan tek tatil günü Pazar oluyor. Onda da evde mi yatsak, arkadaşlarla mı görüşsek, ben dikiş mi diksem şaşırıyorum. Üstelik çok soğuk ve yağmurlu bir gün bugün. 

20 Ocak 2014

Örgü Günleri / Knitting Nowadays

Her kış başında rengarenk yünlere yan gözle bakmaya başlarım. Her ne kadar çabuk sıkılsam da, bitiremeyeceğimi bilsem de dayanamayıp alıyorum birkaç tane. Gerçi kış geldi geçiyor ama ben yine de yavaştan örüyorum birşeyler. Kış bitmeden bitirip kullanıma açabilmek tek dileğim ;p


Bu yünle kendime boyunluk örüyorum. Bitmek üzere. Bitince hem üzerimdeki halini, hem de ölçülerini yazarım. 


Bir turkuaz delisi olarak bu renk yün almadan çıkamazdım yüncüden tabii. Nako'nun bebek yünlerinden, bambu serisi bu. Pamuk gibi yumuşacık, çok güzel pastel renkleri var. Bununla oğluma robadan bir yelek örüyorum. Bitince giyilmiş halini paylaşırım. Ama yapımını anlatabileceğimi sanmıyorum. Çünkü her aşamasında görümceme sorup, kadını bezdirdim resmen. Hele de yaka ve kol artırmalarını ne kadar anlattıysa da anlamadım. Örgü örenler için çok basit bir yelek tabii, hatta onlar gülüyorlardır bu yazdıklarıma eminim ama bu örgü işine kafam basmıyor işte bir türlü!

26 Kasım 2012

Bu Aralar...


Uzun zamandır aklımda olan tüvid ceketi biçmiş bulunmaktayım. Henüz dikişine başlamadım. Ne zaman bitiririm bilmem. Dikiş makinasının başına oturasım yok bu aralar ;(


Ama boş duramıyorum tabii. Havalar soğur soğumaz yünlere yan gözle bakmaya başlamıştım. Sonunda bu hafif simli yünde karar kıldım. Bildiğim tek örgü modeli lastik sonrası düz örgü olduğu için dümdüz bir kazak olacak bu. Hatta kol ve yakayı da nasıl keseceğimi bilmediğimden bol bol anneme soracağım sanırım. Neyse ki daha önce örüp giyebildiğim bir kazağım var da motivasyonum yerinde ;p

25 Şubat 2010

İlk Kazağım Bitti



Aslında geçen hafta bitmişti ama malum havalar ısındı, giyip de fotoğraflayamadım bir türlü. Bugün sizin için giydim, canım eşim de fotoğraflarımı çekti.

Kazağın yapılışını anlatmak isterdim ama tamamen deneme-yanılma yöntemiyle oldu. İnternette ve örgü dergilerinde benim bedenimde model bulamadığım için herşeyini kendim uydurmak zorunda kaldım. Neyse ki hiç sökmem gerekmedi. Başlangıç için kalça çevremin ölçüsüne göre 70 ilmekle başladım. Kol ve yaka kesimi için evdeki hazır bir kazağımı kalıp olarak kullandım (sanırım klasik olarak 3-2-1-1 şeklinde kesiliyor). Kol uçları ve yakanın ilmek sayılarını da ördüğüm ön ve arka parçalardan kendime göre ölçerek buldum.

Sıcacık ve yumuşacık oldu kazağım. Ben çok sevdim!


25 Şubat 2010 Perşembe

17 Şubat 2010

Hayatımda İlk Defa Kazak Örüyorum!



Bu da oldu... Örgü örmekten çok sıkılan, bir atkıyı binbir zorlukla bitiren ben, nasıl olduysa heveslenip kazak örmeye başladım. Hem de öyle kalın şişle falan değil, ince iple ve 4 numara şişle. Bu da, daha güzel bir görüntü ve daha da çok emek demek haliyle. Yün Nako Astra Jeans. Kazak boğazlı olacak (becerebilirsem!).

Nerden çıktı bu örgü hevesi derseniz, işte suçlular ; Bahar, Bucanni ve BirSen ;p

Harikalar yaratıyorsunuz kızlar, seviyorum sizi!



17 Şubat 2010 Çarşamba