Kendim Yaptım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kendim Yaptım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2016

Dolap Yenileme


Evde dikiş malzemelerimi yerleştirdiğim böyle bir dolabım var, eski bir çatal-kaşık takımı dolabı. Özellikle makaralar, iğneler, makina ayakları gibi ufak malzemeleri düzenleyip depolamak için çok işe yarıyor. Tek sevmediğim yanı rengi olan bu dolabıma da sıra geldi sonunda. Aslında yaz sonunda bitirdiğim bir proje ama yayınlamaya ancak fırsatım oldu.

26 Kasım 2012

Bu Aralar...


Uzun zamandır aklımda olan tüvid ceketi biçmiş bulunmaktayım. Henüz dikişine başlamadım. Ne zaman bitiririm bilmem. Dikiş makinasının başına oturasım yok bu aralar ;(


Ama boş duramıyorum tabii. Havalar soğur soğumaz yünlere yan gözle bakmaya başlamıştım. Sonunda bu hafif simli yünde karar kıldım. Bildiğim tek örgü modeli lastik sonrası düz örgü olduğu için dümdüz bir kazak olacak bu. Hatta kol ve yakayı da nasıl keseceğimi bilmediğimden bol bol anneme soracağım sanırım. Neyse ki daha önce örüp giyebildiğim bir kazağım var da motivasyonum yerinde ;p

24 Eylül 2012

Fotoğrafları Asalım-Mini DIY


Dedim ya DIY, Tutorial modumdayım bu aralar diye, işte bu kez çok daha basit bir DIY; sehpaların, rafların üzerinde durmasından sıkıldığımız fotoğraflarımızı gruplayıp asıyoruz. Hem de 5 dakikada.

17 Eylül 2012

Hediye Paketi Yapımı-Tutorial


Bu aralar tutorial modumdayım. Hız kesmeden devam edeyim bari. İşte malzemelerimiz; craft kağıdı (kırtasiyelerde var), sünger baskı (market ve kırtasiyelerden) ve akrilik boya.

11 Eylül 2012

Vücut Şampuanı-DIY


Buralarda takılan çoğunuz gibi ben de pek çok şeyi evde kendim yapma meraklısıyım. İlgi alanlarımdan biri kozmetik olunca, bir de memleketimin iş sahalarından biri olunca, sabun yapımına ayrıca bir ilgim var haliyle. Henüz sıfırdan sabun yapımına girişmeye cesaretim yok gerçi. Zaten daha önceki denemem pek başarılı olmamıştı hatırlarsanız. Bu sefer farklı ve daha basit bir tariften çıktım yola. 

10 Temmuz 2012

Şeffaf Cepli Organizer


Uzun zamandır böyle şeffaf bir organizer arıyordum malzemelerim için. Bulamayınca kendim dikmeye karar verdim. Mavi kanvas kumaşın üzerine evdeki eski bir şeffaf masa örtüsünü şeritler halinde diktim. Plastik masa örtüsü de dikerken takılıyor, büzüşüyor suni deri gibi. O yüzden dikerken yağ sürmek lazım. Ben pamuklu çubuk ile az miktarda sıvı yağ sürerek diktim. Böylece kumaş da yağ lekesi olmadı.


Bölmelerin büyüklüğünü istediğim gibi ayarlayarak ara dikişleri de kapattım. Ben ufak-tefek dikiş malzemelerimi yerleştireceğim için bölmeleri ufak tuttum.


Bölmelerin dikişi tamamlandıktan sonra iki kat kumaşı kenarlardan biye ile birleştirdim. Elbise askısına uygun şekilde kestiğim üst kısmında da ufak bir açıklık bıraktım. 


Alt kısmını askıyı içine yerleştirdikten sonra birleştirdim. Böylece dikişi tamamlanmış oldu.


Sonra da sıra geldi en keyifli kısma; malzemeleri kutulardan çıkarıp güzelce yerleştirdim. 


Yerleştirdikçe, onları düzenli bir şekilde gördükçe daha da mutlu oldum! her aradığım elimin altında şimdi. Özellikle makara, masura ve kurdeleler beni çileden çıkarıyordu karıştıkça. 


Sürekli bunlardan dikesim var şimdi. Takılar, düğmeler, boncuklar... Tüm ıvır-zıvırlara olur. Hem bize organizer mı dayanır?!!

NOT: Bu organizerin yapımını buradan öğrendim. Fotoğraflarla, çok detaylı bir anlatım yapılmış. Zaten baştan sona harika bir site, hergün mutlaka baktıklarımdan.

20 Nisan 2012

Duvarlarımızı Kendimiz Boyayalım (Mı?)



Bir önceki yazıma gelen yorumlara tek tek cevap vermek yerine, bununla ilgili bir post hazırlamak istedim. Öncelikle şunu söylemeliyim, bu konuda akıl verecek, ahkam kesecek bir durumum yok, sadece deneyimlerimi paylaşacağım. 

Bu ikinci duvar boyama denemem oluyor. Üniversitede boyacıya verecek paramız olmadığından 3+1 evi arkadaşlarla kendimiz boyamıştık. 5-6 gün sürmüştü ve canımız çıkmıştı! Hele de tavan boyamak öldürücü bir iş. Zaten onu uzun boylu bir arkadaştan rica etmiştik. 

Sorularınıza gelince;
  • Bir kere bu bir usta işi, baştan söyleyeyim. Bir duvarı ya da bir odayı boyayacaksanız neyse de, bütün eve girişmeyin bence. (En azından benim gibi tek başınıza yapmaya kalkmayın!)
  • Normalde boyanın altına astar yapılıyor bildiğim kadarıyla. Ama ben yapmadım tabii. Alttaki boya yeni ve duvar düzgün olduğu için doğrudan boyadım. (Zaten nasıl yapıldığını da bilmem, görsem tanımam ;p)
  • Boyalar biraz koyu kıvamlı oluyor. Sulandırmak lazım. Ne kadar sulandırılması gerektiği kutunun üzerinde yazıyor. Benim aldığım boyanın üzerinde %10 sulandırılabilir diyordu. Ama ben kıvamını biraz daha koyu tuttum. Hem sıçramasın, hem de alttaki renk daha kolay kapansın diye. 
  • Ben sünger rulo kullandım. Tüylü rulolar hem boyayı sıçratıyor, hem de iz bırakıyor. Yapı marketlerde her boy ve çeşidi bulunuyor zaten. Kıyı-köşeleri  de ufak fırçalarla boyadım.
  • Bir de aşağıdaki boyama setinden almıştım GittiGidiyor'dan, ama    kullanamadım. Kullanması   pratik değil ve de duvarda iz yapıyor. Bu setin boya kabını kullandım sadece, epey işimi gördü.
  • Toplamda yaklaşık 8 kg kadar boya kullandım. Eğer alttaki renk de açık olsaydı veya daha kaliteli bir boya kullansaydım daha az giderdi muhtemelen. Kutusu 9 TL'den toplam 27 TL harcamış oldum. Diğer malzemelerim evde vardı.
  • Cumartesi ilk katı boyadım, kurumaya bıraktım, pazar günü de ikinci katı boyadım. Toplamda iki gün ve yaklaşık 9-10 saatimi aldı.
  • Bu kadar uzun sürmesinin sebebi (benim acemiliğim dışında yani), etrafı kirletmemek için bazı önlemler almak gerekmesi. Ben tüm süpürgeliklere maskeleme bandı çektim. Yerlere gazete serdim. Tabii eşyaları odanın ortasına toplayıp, üzerlerini örtmek gerekiyor. Bir de dökülen-bulaşan yerleri silmek için yanıma paspas ve temizlik bezi aldım.

Aklıma gelenler bunlar. Umarım sorulara cevap olmuştur. Yine de merak ettikleriniz olursa seve seve anlatırım.


Bu arada övgü dolu yorumlarınız ve cesaret verici sözleriniz için hepinize çok çok teşekkürler :D

Hadi bakalım, yapacaklara kolay gelsin o zaman...

19 Nisan 2012

Duvar Boyama Önce-Sonra

Nihayet odanın fotoğrafını çekebildim. Geçenlerde aldığım yatak örtüsünü göstermek için çektiğim fotoğrafı "önce" fotoğrafı olarak değerlendirdim. 


İşte odanın ilk hali. Bu hali ile bana çok karanlık geliyordu. 


Ve işte yeni hali. Boya Kipa'dan aldığım Tesco markalı boyanın Kumsal rengi. Kum bejinin 1-2 ton açığı gibi. O sırada baya bir indirimdeydi, fazla masraflı olmasın istedim. Kalitesi de fena değil. İki katta alttaki koyu pembeyi rahatlıkla kapattı.

Neticede tam istediğim gibi aydınlık, ferah bir odaya kavuştum. Çok yoruldum ama değdi doğrusu...

16 Nisan 2012

Haftasonu Halleri


Bu haftasonu yatak odamızın hali...


Ve benim halim...

Epey yoruldum ama istediğim gibi oldu oda. İyice kuruyup rengini alsın, önce-sonra fotoğraflarıyla gelecek.

12 Nisan 2012

Kumaş Çiçeklerim


Bugün farklı birşeyler yapmak istedi canım. Şöyle keyifli, renkli, çabuk biteninden. Uzun zaman önce görüp hayran kaldığım kumaş çiçekler geldi sonra aklıma.


En cicili-bicili kumaşlarımı, çöp şişlerimi, keçelerimi ve tabii silikon tabancamı alıp koyuldum işe.


Yaptıkça yapasım geldi...


Evin her yerini bunlarla donatayım istedim.


Şimdilik 6 tanede durdum. Çünkü oğlum "beni uyut artık!" diye mızıldanmaya başlamıştı.


"Ben de yapayım" derseniz, yapılışını ben anlatmayayım. Sizi süper yetenekli hatun Dana'nın bloguna alayım.


Bu arada silikonla çalışırken parmaklara dikkat!!

15 Aralık 2011

Evde Sıvı Sabun Yapalım-Tutorial


Geçenlerde Pinterest'te rastladığım bir tarifle (orjinal kaynak burasıevde katı sabundan sıvı sabun yapmaya çalıştım. Ama biraz maceralı oldu! 

Malzemelerle başlayalım; Sabun, gliserin, su, rende, tencere ve sıvı sabunu koymak için boş bir kap. 

Tarifin aslı 1 bardak rendelenmiş sabun, 10 bardak su, 1 yemek kaşığı gliserin şeklindeydi. Ama sonuçta çok sıvı olduğundan bahsediyordu. Ben de ölçüleri biraz değiştirdim.


Sabunu rendeledim...


2 bardak kadar rendelenmiş sabunu 5 bardak suyla karıştırdım, iki kaşık da gliserin ekledim.Kısık ateşte sabun eriyene kadar karıştırdım. Yine de çok sıvı olunca bir sabun daha rendeledim ve bir kaşık daha gliserin ekledim.  


İşte sonuç: katı sabundan katı sabun!!! Meğer soğuduktan sonra da katılaşmaya devam ediyormuş. Asıl kıvamı neredeyse bir gün sonra anlaşılıyor. Neyse ki sıcak suyun içine oturtunca tekrar eriyor. Bunun üzerine ben de başladım su eklemeye. 10-15-20 derken tam 35 bardak su ile kıvamı tutturabildim ancak! Gliserin ve sabuna nasıl abandıysam artık... Sanırım kullandığım sabun da biraz fazla gliserin içeriyordu.


Nihayet istediğim kıvamı bulunca homojen olsun diye blendırdan geçirdim.


Ve ben "denemek için 1 litre yapsam yeter" derken tam 5 litre sıvı sabunum oldu. Koyacak yer bulamayınca yumuşatıcı bidonunu boşaltmak zorunda kaldım. Heralde 2 sene falan sabun almama gerek kalmaz ;p


Gelelim en önemli mevzuya; kullanımı nasıl? Fotoğraftan da anlaşılıyordur, kıvamı  hazır sıvı sabunlara göre hala biraz sıvı. Ama tarifte sonradan da biraz katılaştığı yazılıydı, o yüzden dokunmadım daha fazla. Performansı ise gayet iyi, hazırlardan bir farkı yok. 

Bütün bu maceralara rağmen yapmak isteyen olursa son haliyle tarifim şöyle; 3 adet sabun (75 gramlık), 5 lt kadar su, 3 yemek kaşığı gliserin. Siz yine de orjinal tariften şaşmayın bence ;p

Kolay gelsin...

14 Aralık 2011

Süslü Peçetelerim


Mutfak-Yemek-Sofra üçlüsüne oldukça mesafeli olduğum şimdiye kadar anlaşılmıştır sanırım. Ama dergilerde, misafirliğe gittiğim evlerde süslü süslü sofralar görünce de canım çekmiyor değil. Ama sevmiyorum ya, elim de gitmiyor bir türlü. 


Nihayet geçen hafta İKEA'dan beyaz keten kumaş alıp, bu peçeteleri diktim. Kenarlarına çarpı işi veya baskı da yapıcam ama bu aralar hiç fırsatım yok. Şimdilik böyle sade kalsınlar bakalım. 


Peçete halkaları için de takı malzemeleri kutuma başvurdum. İki çeşit boncuk misina üzerine dizildiler...


Ve sofrada yerlerini aldılar. Bu ve sonraki haftasonu misafilerim var, onları güzelce ağırlayacaklar.

12 Aralık 2011

En Güzel Eller ve Ayaklar



Tabii ki oğlumunkiler!!! Bu çerçeveleri peçete transferiyle yenilemiştim hatırlarsanız. O zaman sevgili suhuba vermişti bu güzel fikri. Tam dört ay geçmiş, ancak yapabildim. Buna da şükür!


Suluboya ile oğlumun el ve ayak izlerini aldık. Ben daha nostaljik bir görüntü olsun istediğim için karton yerine kalın çizim kağıdı kullandım. Kurs günlerinden kalma.


Ayak izlerini almak kolay oldu da, eller baya uğraştırdı. Birkaç kez denemek zorunda kaldık. Sürekli ellerini kapadı. Uyurken bile denedik ama nafile. Elimizde olan en iyi baskı bu.


Keşke doğduğunda da yapsaymışım... 

Anne olunca "keşke"ler hiç eksilmiyor hayattan zaten değil mi? Hele de zaman konusunda. Oğlum doğduğundan beri zamanı dondurmak istiyorum bazı anlarda. Her günü bu hallerini çok özleyeceğimi bilerek yaşıyorum. Ve tadını çıkarmaya çalışıyorum. 

21 Kasım 2011

Hayvanlar Alemi


"Yine mi çerçeve?!" dediğinizi duyuyorum! Bu kez bizim eve değil ama. Bu çerçeveyi bir arkadaşımızın kızının odası için süsledim. Beyaz İKEA çerçevenin üzerine kırtasiyeden aldığım stickerları yapıştırdım. Sağlam olsunlar diye slikon da sürdüm.


Alt köşeye de kareli kartonla isimlik hazırladım. Nazar boncuğunu da koyup yerine yerleştirdim.



Güle güle kullan fıstığım. Hep gülen fotoğrafların doldursun içini :D

11 Kasım 2011

Taşlı Çerçeve


Evdeki eski çerçeveleri yenilemeye devam ediyorum. Bu seferki, son dönemde takıntılı olduğum beyaz renkte. Çerçevenin eski halinin de fotoları vardı ama silmişim yanlışlıkla. Ahşap renkli, düz bir çerçeve idi.


Su zımparası ile zımparalayıp beyaz akrilik boya ile boyadım. Astar kullanmadığım için (bir an önce almalıyım artık!), üç katta ancak kapandı. 


Vernikledikten sonra kenarlarına sticker taşlardan yapıştırdım. Bunları kırtasiyeden bulmuştum, burada var.

Daha önce yaptığım çerçeve yenileme çalışmalarım için de buraya ve buraya buyurun.

27 Ekim 2011

Beyazla Yenile(n)meye Devam

Her ne kadar hayatımıza devam etmek zor olsa da bugünlerde, ben yazmaya devam etmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü buralar da ıssız olunca daha da zorlaşıyor herşey. Bir yandan elimizden geleni yaparken, bir yandan da biraz olsun güç bulmak için üretmeye ve paylaşmaya devam... 


Evde eskiyen veya sıkıldığım eşyaları yenilemeye başlamıştım. Şimdi de sırada fincan askılığım var. Onun da boyaları dökülmüş ve yer yer paslanmıştı. Bulaşıklığım gibi beyaz yağlı boyayla geri döndü!


İşte sonuç. Nasıl, fena değil ha?

Daha önce yenilediğim bulaşıklığım da burada.