Dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2014

Etekli masa Örtüsü / Skirted Table


Çanakkale'ye taşındığımdan bu yana en çok mızıldandığım konu evleri sanırım. Fıstık gibi şehir, evlerin çoğu denize nazır. Peki neden bu kadar kullanışsız ve biçimsizler? Hiçbir fikrim yok. Kiler desen yok, vestiyer desen yok, gömme dolap mı o da ne?  Bizdeki gibi evsahibi balkon kapattırmanızı da istemiyorsa başlıyorsunuz evdeki eşyaları oraya-buraya sokuşturmaya. 

1 Eylül 2014

Banyomun Yeni Güzelleri


Banyodaki aynanın önü epeydir gözüme batıyordu. Mum, sabun falan dizmiştim ama aralarında bir bütünlük yoktu ve yakışmıyorlardı yerlerine. Dün sabah gözüme takıldı yine. Ne yapsam diye dolanırken, topladım malzemeleri ve bunlar çıktı ortaya.

26 Eylül 2013

Antreye Ufak Dokunuşlar


Evimizin antresi çok dar olduğu için ayakkabılık koyacak yerimiz yok. Mecburen IKEA'dan aldığımız plastik ayakkabı kutularını kullanıyoruz. Çok da kullanışlılar zaten. Üzerine yerleştirdiğim sepet ve kutuya da anahtar, gözlük, kalem gibi ıvır zıvırlari koyuyorum. Ama bunlar gözüme batmaya başladi geçenlerde. Hızlı bir boya operasyonuyla yeniledim hemen. 

21 Mayıs 2013

Chalk Paint İle Sehpa Yenileme - Tutorial


Chalk paint ile 2. denemem işte bu sehpa. Bekar evinden kalma 4'lü zigonun sağlam kalan en küçük üyesi. Gelelim bu hale gelişinin hikayesine...

9 Mayıs 2013

İlk Chalk Paint Denemesi - Sehpa Yenileme


Sevgili Sibel (nam-ı diğer turuncu oda) her yaptığında içim gidiyordu chalk paint ile yaptığı yenilemelere. Ahşap boyama işleri beni pek sarmasa da, öyle güzel şeyler yaptı ki sonunda dayanamadım!

23 Kasım 2012

Sandalye Yenileme


Çalışma odasında bilgisayarda çalışmak ve dikiş dikmek için kullandığımız bir döner sandalyemiz var. Fotoğraftan da anlaşılacağı üzere oldukça sıkıcı bir rengi ve yıpranmış bir kılıfı var. Bu sandalyeyi uzun süre önce yenilemeye karar vermiştim aslında. Ama açık renk bir kılıf istediğim için sabit kılıfla kaplamak çok mantıklı gelmedi. Çıkarılıp yıkanabilir olsun istiyordum.

21 Ekim 2012

Renkli Yağmurlar


Bu kapalı ve kasvetli havada rengarenk bir bulut ve yağmur damlaları getirdim ben size. Gerçi bugünkü hava beni pek sıkmadı. Tersine evde vakit geçirmek, hobi odama girmek ayrı bir keyif oldu bugün. Kışı özlemişim sanırım.

Neyse, sadede geleyim; oğlumun odasına yaptığım basitçe bir kapı süsü bu. Yapılışına gelince...

24 Eylül 2012

Fotoğrafları Asalım-Mini DIY


Dedim ya DIY, Tutorial modumdayım bu aralar diye, işte bu kez çok daha basit bir DIY; sehpaların, rafların üzerinde durmasından sıkıldığımız fotoğraflarımızı gruplayıp asıyoruz. Hem de 5 dakikada.

20 Nisan 2012

Duvarlarımızı Kendimiz Boyayalım (Mı?)



Bir önceki yazıma gelen yorumlara tek tek cevap vermek yerine, bununla ilgili bir post hazırlamak istedim. Öncelikle şunu söylemeliyim, bu konuda akıl verecek, ahkam kesecek bir durumum yok, sadece deneyimlerimi paylaşacağım. 

Bu ikinci duvar boyama denemem oluyor. Üniversitede boyacıya verecek paramız olmadığından 3+1 evi arkadaşlarla kendimiz boyamıştık. 5-6 gün sürmüştü ve canımız çıkmıştı! Hele de tavan boyamak öldürücü bir iş. Zaten onu uzun boylu bir arkadaştan rica etmiştik. 

Sorularınıza gelince;
  • Bir kere bu bir usta işi, baştan söyleyeyim. Bir duvarı ya da bir odayı boyayacaksanız neyse de, bütün eve girişmeyin bence. (En azından benim gibi tek başınıza yapmaya kalkmayın!)
  • Normalde boyanın altına astar yapılıyor bildiğim kadarıyla. Ama ben yapmadım tabii. Alttaki boya yeni ve duvar düzgün olduğu için doğrudan boyadım. (Zaten nasıl yapıldığını da bilmem, görsem tanımam ;p)
  • Boyalar biraz koyu kıvamlı oluyor. Sulandırmak lazım. Ne kadar sulandırılması gerektiği kutunun üzerinde yazıyor. Benim aldığım boyanın üzerinde %10 sulandırılabilir diyordu. Ama ben kıvamını biraz daha koyu tuttum. Hem sıçramasın, hem de alttaki renk daha kolay kapansın diye. 
  • Ben sünger rulo kullandım. Tüylü rulolar hem boyayı sıçratıyor, hem de iz bırakıyor. Yapı marketlerde her boy ve çeşidi bulunuyor zaten. Kıyı-köşeleri  de ufak fırçalarla boyadım.
  • Bir de aşağıdaki boyama setinden almıştım GittiGidiyor'dan, ama    kullanamadım. Kullanması   pratik değil ve de duvarda iz yapıyor. Bu setin boya kabını kullandım sadece, epey işimi gördü.
  • Toplamda yaklaşık 8 kg kadar boya kullandım. Eğer alttaki renk de açık olsaydı veya daha kaliteli bir boya kullansaydım daha az giderdi muhtemelen. Kutusu 9 TL'den toplam 27 TL harcamış oldum. Diğer malzemelerim evde vardı.
  • Cumartesi ilk katı boyadım, kurumaya bıraktım, pazar günü de ikinci katı boyadım. Toplamda iki gün ve yaklaşık 9-10 saatimi aldı.
  • Bu kadar uzun sürmesinin sebebi (benim acemiliğim dışında yani), etrafı kirletmemek için bazı önlemler almak gerekmesi. Ben tüm süpürgeliklere maskeleme bandı çektim. Yerlere gazete serdim. Tabii eşyaları odanın ortasına toplayıp, üzerlerini örtmek gerekiyor. Bir de dökülen-bulaşan yerleri silmek için yanıma paspas ve temizlik bezi aldım.

Aklıma gelenler bunlar. Umarım sorulara cevap olmuştur. Yine de merak ettikleriniz olursa seve seve anlatırım.


Bu arada övgü dolu yorumlarınız ve cesaret verici sözleriniz için hepinize çok çok teşekkürler :D

Hadi bakalım, yapacaklara kolay gelsin o zaman...

19 Nisan 2012

Duvar Boyama Önce-Sonra

Nihayet odanın fotoğrafını çekebildim. Geçenlerde aldığım yatak örtüsünü göstermek için çektiğim fotoğrafı "önce" fotoğrafı olarak değerlendirdim. 


İşte odanın ilk hali. Bu hali ile bana çok karanlık geliyordu. 


Ve işte yeni hali. Boya Kipa'dan aldığım Tesco markalı boyanın Kumsal rengi. Kum bejinin 1-2 ton açığı gibi. O sırada baya bir indirimdeydi, fazla masraflı olmasın istedim. Kalitesi de fena değil. İki katta alttaki koyu pembeyi rahatlıkla kapattı.

Neticede tam istediğim gibi aydınlık, ferah bir odaya kavuştum. Çok yoruldum ama değdi doğrusu...

16 Nisan 2012

Haftasonu Halleri


Bu haftasonu yatak odamızın hali...


Ve benim halim...

Epey yoruldum ama istediğim gibi oldu oda. İyice kuruyup rengini alsın, önce-sonra fotoğraflarıyla gelecek.

12 Nisan 2012

Kumaş Çiçeklerim


Bugün farklı birşeyler yapmak istedi canım. Şöyle keyifli, renkli, çabuk biteninden. Uzun zaman önce görüp hayran kaldığım kumaş çiçekler geldi sonra aklıma.


En cicili-bicili kumaşlarımı, çöp şişlerimi, keçelerimi ve tabii silikon tabancamı alıp koyuldum işe.


Yaptıkça yapasım geldi...


Evin her yerini bunlarla donatayım istedim.


Şimdilik 6 tanede durdum. Çünkü oğlum "beni uyut artık!" diye mızıldanmaya başlamıştı.


"Ben de yapayım" derseniz, yapılışını ben anlatmayayım. Sizi süper yetenekli hatun Dana'nın bloguna alayım.


Bu arada silikonla çalışırken parmaklara dikkat!!

2 Nisan 2012

İnternetten Alışveriş Mi Dediniz?


Aradığım markaları burada bulamayınca, ben de evin eksikleri için internete attım kendimi. Bu cici yatak örtüsünü English Home'un internet mağazasında buldum. %60-70 civarı indirimi görünce de üstüne atladım haliyle. Online mağazanın indirim bölümüne arada bakmak lazım. Hala harika şeyler var. Üstelik ertesi günü elimdeydi.

Bu arada yatak odamın duvar renginden hiç memnun değilim. Bütün ev kum beji, ne akla hizmetse yatak odası pembe! Duvarlarda beyaz ve tonları dışında her renk içimi sıkıyor benim. Yakında el atacağım bu işe zaten. 


Zaten Demetciğim uyarmıştı beni, "Çanakkale'de yoksa internette var English Home" diye. Haklıymışsın tatlım. Alışveriş azminin önüne hiçbirşey geçemiyor ;p


Bu masa-sandalye takımını epeyce önce gözüme kestirmiştim İKEA'da. Ama eski mutfağım değil masa-sandalye, ayakta iki kişiyi bile sığmıyordu. Belki bu fotodan hatırlarsınız. Şimdi ferah bir mutfağa geçmenin sevinciyle hem takımı, hem de yanına iki tabureyi aldım. Böylece dikiş masama da yeniden kavuşmuş oldum. 

İKEA'dan ilk kez online alışveriş yapıyorum ve gerçekten çok memnun kaldım. Siparişin ardından bir müşteri temsilcisi beni aradı. Teslimatta paketlerde herhangi bir hasar görürsem kargo görevlisine tutanak tutturup teslim almamamı söyledi. Sanırım hasarlı ürünlerle ilgili şikayetleri dikkate almışlar. Hepsine (bir de oğlumun odasına gece lambası aldım) 38 TL kargo ödedim, üstelik 1,5 günde geldiler. 


Bir de uzun süredir peşinde koştuğum penseleri nihayet yakaladım Tchibo'da geçen gün. Hala da satılıyor. Fırsat reyonu, Ev&Dekor bölümünde. Bunlar da iki günde kapımdaydı.

Yaşasın online alışveriş!!!

21 Kasım 2011

Hayvanlar Alemi


"Yine mi çerçeve?!" dediğinizi duyuyorum! Bu kez bizim eve değil ama. Bu çerçeveyi bir arkadaşımızın kızının odası için süsledim. Beyaz İKEA çerçevenin üzerine kırtasiyeden aldığım stickerları yapıştırdım. Sağlam olsunlar diye slikon da sürdüm.


Alt köşeye de kareli kartonla isimlik hazırladım. Nazar boncuğunu da koyup yerine yerleştirdim.



Güle güle kullan fıstığım. Hep gülen fotoğrafların doldursun içini :D

27 Ekim 2011

Beyazla Yenile(n)meye Devam

Her ne kadar hayatımıza devam etmek zor olsa da bugünlerde, ben yazmaya devam etmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü buralar da ıssız olunca daha da zorlaşıyor herşey. Bir yandan elimizden geleni yaparken, bir yandan da biraz olsun güç bulmak için üretmeye ve paylaşmaya devam... 


Evde eskiyen veya sıkıldığım eşyaları yenilemeye başlamıştım. Şimdi de sırada fincan askılığım var. Onun da boyaları dökülmüş ve yer yer paslanmıştı. Bulaşıklığım gibi beyaz yağlı boyayla geri döndü!


İşte sonuç. Nasıl, fena değil ha?

Daha önce yenilediğim bulaşıklığım da burada.

14 Ekim 2011

Bulaşık Sepetime Yeni Hayat

Bu aralar evdeki eşyaları yenilemeye sardırdım. Evin renkleri çok cansız gelmeye başladı artık. Halbuki evlenirken "kesinlikle kahverengi mobilya almayacağım!" diye söz vermiştim kendime. Diğer eşyalar değilse de koltuklar kahverengi oldu neticede. Neyse, ben de evi biraz ferahlatmak için ufak-tefek eşyaları yenilemeye başladım. Asıl projem bazı mobilyaları boyamak. O yüzden kocaman bir kutu beyaz boya aldım. Alıştırmaları yapayım, uygun zaman bulunca mobilyalara da sıra gelecek. Herşeyi beyaza boyayasım var!!!


İlk kez yağlı boyayla çalışacağım için ufak eşyalardan başlıyorum. İlk olarak boyası dökülmüş, yer yer paslanmış bulaşık sepetini kestirdim gözüme. Atacak değildim, tabii ki yeniledim. Balkon masasının üzerine yaydım gazeteleri, koyuldum işe...


İşte sonuç... Bu kadarcık değişiklikle bile mutfağım ferahladı sanki. Ben beğendim, artık daha keyifle kullanacağım.

Bu arada, yağlı boyayı uygulamak pek de kolay değilmiş açıkçası. Zaten kendi kokusu ağır, bir de inceltmek için ara ara tiner eklemek gerekiyor, bir de onun kokusu. Zaten çabuk kuruyan bir boya olduğu için sık sık tiner eklemek zorunda kaldım. Bir süre sonra baş ağrısı yapıyor haliyle. Bir de boyadığım malzeme düz zemini olan bir obje olmadığı için epey vakit aldı. Her katta kuruması için bir gün kadar beklemek gerekiyor. İki kat boyadığım için ancak 3 günde bitti. Yine de emeğime değdi diye düşünüyorum.

Bu arada kullandığım boya Polisan Home Cosmetics Matrix Yarı Mat. Asıl kullanım alanım ahşap olacağı için özellikle yarı mat boya seçtim.

6 Ekim 2011

İkiyüzlü Minderlerim!

Uzun süredir salonuma biraz renk ve hareket katmak istiyordum. Renkli minderler dikmek vardı aklımda. Ama bir türlü elim gitmiyordu. Sağolsun Demet'ciğim o kadar çok minder dikti ki, ben de dayanamadım daha fazla ;p



Fotoğraflarda dört tane gibi görünse de iki minder diktim aslında. Arkadaşlar biraz ikiyüzlü çıktı ;D


İşte buradalar!

Dikerken "hayalet ip" denilen ince misina kullandım. Dikişler pek belli olmuyor o yüzden. 

Aslında İKEA'da düz renkli kumaşlara da elim gitmişti. Ama almadım ve pişman oldum tabii. Bu minderlerin içlerindeki renklerden alıp, diğer minderleri de düz renklerde yapıp kombinlemeyi düşünüyorum. 


Kendime Not: Bu yazı "dikiş" etiketli 100. yazım olmuş. İnanamıyorum!!!

14 Haziran 2011

Yeni Balkon Takımı

 
Eski balkon takımımın sandalye minderleri hem oldukça yıpranmış, hem de renkleri solmuştu. Ben de yerlerine pazardan bu cicileri aldım, kumaş alıp dikince maliyeti neredeyse aynı oluyor çünkü. Eee, artık balkon mevsimini de açtık. Yemekler, çay sefaları, okumalar burada kış gelene kadar. Balkonumuz binanın arka tarafına baktığı için araba seslerinden uzak oluyoruz burada. Zaten sakin bir muhit olduğu için pek gürültü de olmuyor. Bu arada oğlumuz da salıncağında eşlik ediyor bize.


Bu da eski takımın masa örtüsü. Tabii ki atılmayacak, birkaç projede kullanılacak. İlki de bir geri dönüşüm çalışması , yakında geliyor...


14-06-2011

20 Şubat 2011

Dikiş Odası, Nihayet!/ A Sewing Room Finally!

Bir önceki postumda dikişe yeniden başlamak için hazırlıklar yaptığımı söylemiştim. Uzun süredir evde oradan oraya taşıdığım ufak masam ve sağa-sola dağılmış malzemelerim sonunda isyan ettiler "bizi düzenle artık!" diye. Dikiş masası alışverişi (İKEA) ve çalışma odasında yorucu bir düzenleme-yerleştirme işinden sonra artık benim de bir dikiş odam var. Bim bam boooom!!!

Bol fotoğraflı bir posta hazır olun, geliyor...

As i said the post before, i made some arrangements in our working room. And i have a sewing room finally.

You'll see lots of photos of it, coming...


İşte yeni çalışma alanım.

Here, my new sewing field.


Çekmecelerde neler varmış?

What's in the drawers?


Nerdeyse yarısını eleyerek iki çekmeceye sıkıştırdığım kumaşlarım.

My fabrics after a big elimination.


Makaralar, tekstil kalemleri ve yüksükler.

Reels, textile pens and thimbles.


Danteller, kurdeleler, çiçekler.

Laces, ribbons and flowers.


Makaslar..

Scissors..


Ve Burda dergilerim tabii.

And Burda magazines of course.

Artık daha da keyifle dikeceğim. Yakında yeni projeler geliyor. Beni izleyin anacım!

I'll sew with more pleasure now. I'm coming with new projects.


20-02-2011

26 Haziran 2010

Rüzgar Çanı Yaptım




Dün dikişe ara verip başka birşeylerle uğraşasım geldi. Nicedir hobi malzemeleri arasında bekleyen deniz kabuklarım geldi aklıma. Balkona bir rüzgar çanı yapayım dedim. Balkon takımım turuncu-yeşil renklerde olduğu için evdeki turuncu merserize  yünden parçalar kestim. Sonra üzerlerine göz kararı aralıklarla deniz kabuklarını yapıştırdım sıcak slikonla. Çok ses çıkarmasını istemediğim için biraz seyrek yaptım. İpleri de plastik bir çubuğa (kırılmış bir elbise askısından) bağlayıp balkonun panjur demirlerine tutturdum. 15 dk gibi bir sürede bitti. Rüzgar estikçe çıkan sesle huzur buluyorum.

Paylaşacağım çok şey var aslında bu aralar ama bir türlü oturamıyorum bilgisayar başına. Yaz rehaveti bu olsa gerek...


26 Haziran 2010 Cumartesi