Geri Dönüşüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geri Dönüşüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2012

Çarşıdan Aldım Bir Tane Serisi - İlk Ürün

Madem bugün heryer bembeyaz, ben de işyerine varabilmiş şanslı (!) insanlardan biri olarak taslaklarımda bekleyen bir yazıyla ses vereyim dedim.


Bu etekleri çoğaltmak üzere almıştım hatırlarsınız. Nihayet bir tanesine elim değdi geçenlerde.


Sadece diz hizasından kestim ve etek ucunu kıvırıp diktim. Yepyeni ve çok rahat bir kot eteğim oldu böylece. Bu etek de üniformalarım arasına girdi çoktan.

 

Kazak: Mango, Kolye: Avon

12 Aralık 2011

En Güzel Eller ve Ayaklar



Tabii ki oğlumunkiler!!! Bu çerçeveleri peçete transferiyle yenilemiştim hatırlarsanız. O zaman sevgili suhuba vermişti bu güzel fikri. Tam dört ay geçmiş, ancak yapabildim. Buna da şükür!


Suluboya ile oğlumun el ve ayak izlerini aldık. Ben daha nostaljik bir görüntü olsun istediğim için karton yerine kalın çizim kağıdı kullandım. Kurs günlerinden kalma.


Ayak izlerini almak kolay oldu da, eller baya uğraştırdı. Birkaç kez denemek zorunda kaldık. Sürekli ellerini kapadı. Uyurken bile denedik ama nafile. Elimizde olan en iyi baskı bu.


Keşke doğduğunda da yapsaymışım... 

Anne olunca "keşke"ler hiç eksilmiyor hayattan zaten değil mi? Hele de zaman konusunda. Oğlum doğduğundan beri zamanı dondurmak istiyorum bazı anlarda. Her günü bu hallerini çok özleyeceğimi bilerek yaşıyorum. Ve tadını çıkarmaya çalışıyorum. 

5 Aralık 2011

"Çarşıdan Aldım Bir Tane" Serisi


Geçen ay bir haftasonunu İzmit'te yaşayan arkadaşlarımızın yanında geçirdik. Alışveriş yapmadan gelmek bana yakışmazdı tabii. Burada Taksim Mango Outlet'e kalabalıktan giremediğimden, oradakine bir göz atayım dedim. Genel olarak pek beğenmesem de bu etekler sayesinde gittiğime değdi. 

Aslında bu tarz maksi etek giymiyorum. Ama bu etekleri "çoğaltmak" amacıyla aldım. Çünkü kumaşları esnek ve üst kısımları çok güzel oturuyor, alt kısımlarından da çok güzel kloş etek olur. Kot olan 7.90, kumaşların tanesi 4.90! 

Kesip, diktikçe giyer paylaşırım. Ama bu aralar çok yoğun bir dönemdeyim. Ne zaman biter bilemiyorum. Hatta yazılarım da seyrekleşebilir bu sıra. Yazamasam da fırsat buldukça sizlere yorum bırakmaya çalışırım.

17 Kasım 2011

Bebek Pijaması Yapımı - Tutorial


Bu tarz (bebek taytı da denilen) arkasında parça olan modeller çok rahat oluyor bebekler için. Hem sarkıp ayaklarına dolanmıyor, hem de bezle genişleyen poposu rahat ediyor. Oğlumun da bu modelden iki pijama takımı var Mothercare'den. Onlardan birinin altını kullandım kalıp olarak. Biraz daha dar biçilip, kız bebeklere tayt da yapılabilir.


Kalıbı çıkarmayı sevgili Keddy'nin bu yazısından öğrendim. Basitçe, pijamayı kalıp kağıdının üzerine koyup, dikiş yerlerinden iğneyle bastırarak geçiyoruz. 


Ben de pergel kullansam daha iyi olacaktı aslında, çünkü delikler küçük olduğu için zor görünüyor. Ama evde pergel yoktu. Sonra delikler boyunca çizerek kalıbı kağıda çıkarıyoruz. 


Elimizdeki kalıpları ikiye katlanmış bir penye kumaşın üzerine koyup biçiyoruz. Ben giymediğim bir t-shirt'ümü kullandım. İnce bir penyesi olduğu için yazın giyebileceği bir pijama oldu.


Ön ve arka parçalardan ikişer adet, popo parçasından bir adet biçilecek. 


T-shirt'ten geriye kalanlar; yaka ve kollar...


Parçaları birleştiriyoruz. Burada hangi parçanın hangisiyle birleştirileceğini ayrıntılı yazmadım ama dikişe yeni başlayanlar için, ellerindeki örnek parçaya bakarak dikmelerini önerebilirim.


Beline de ince, yumuşak bir lastik geçirdim. Modelin aslında olduğu gibi kalın bir lastik parçası kemer gibi de dikilebilir. 


Sıra geldi süslemeye... Bu sünger baskıları çok sevdiğimi biliyorsunuz. Burada
ve burada kullanmıştım. Bu kez kuş desenini seçtim. Evde stampa olmadığı için tekstil boyasını bulaşık süngerine döküp, baskıyı öyle yaptım.


Baskıyı rahat yapabilmek ve düzgün çıkmasını sağlamak için pijamayı bir klasöre giydirip, gerdim.


Son olarak da baskıyla desenleri yaptım. Tekstil boyalarını sabitlemek için kuruduktan sonra tersten ütülemek gerekiyor, unutmayın.


Buraya kadar yaptıklarım biraz uğraştırıcıydı evet, ama oğlumun fotoğrafını çekmek en zoruydu! Dün akşam evi o önde ben arkada koşarak turladık birkaç kez. Sağolsun oğlum her hareketliliği oyun sanıp koşmaya başlar hemen! Bu pozu yakalayana kadar kan-ter içinde kaldım valla.


Peki size oğlumun kendi kendine banyo yapabildiğini söylemiş miydim? Huzurlarınızda banyo kapısını açık yakalayan Yaman'ın büyük sevinci!!!

11 Kasım 2011

Taşlı Çerçeve


Evdeki eski çerçeveleri yenilemeye devam ediyorum. Bu seferki, son dönemde takıntılı olduğum beyaz renkte. Çerçevenin eski halinin de fotoları vardı ama silmişim yanlışlıkla. Ahşap renkli, düz bir çerçeve idi.


Su zımparası ile zımparalayıp beyaz akrilik boya ile boyadım. Astar kullanmadığım için (bir an önce almalıyım artık!), üç katta ancak kapandı. 


Vernikledikten sonra kenarlarına sticker taşlardan yapıştırdım. Bunları kırtasiyeden bulmuştum, burada var.

Daha önce yaptığım çerçeve yenileme çalışmalarım için de buraya ve buraya buyurun.

27 Ekim 2011

Beyazla Yenile(n)meye Devam

Her ne kadar hayatımıza devam etmek zor olsa da bugünlerde, ben yazmaya devam etmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü buralar da ıssız olunca daha da zorlaşıyor herşey. Bir yandan elimizden geleni yaparken, bir yandan da biraz olsun güç bulmak için üretmeye ve paylaşmaya devam... 


Evde eskiyen veya sıkıldığım eşyaları yenilemeye başlamıştım. Şimdi de sırada fincan askılığım var. Onun da boyaları dökülmüş ve yer yer paslanmıştı. Bulaşıklığım gibi beyaz yağlı boyayla geri döndü!


İşte sonuç. Nasıl, fena değil ha?

Daha önce yenilediğim bulaşıklığım da burada.

24 Ekim 2011

Yılan Derisi Portföy

Çeyizimdeki çatal-bıçak takımı suni deri bir bavulun içindeydi. Takımı çıkardıktan sonra bavulu arka balkona, dolabın üzerine atıvermiştim. Tabii zamanla güneş altında derisi soyuldu. Ben de o deriyi saklamıştım. Neredeyse iki yıldır kumaşların arasında duruyordu. Nihayet yeni şekliyle yeniden kullanılmaya başlandı.


Zarf şeklinde sade bir portföy diktim. Üzerine de yine kendim hazırladığım kumaştan bir fiyonk kondurdum.



Astarda da fiyongu yaptığım kumaşı kullandım. Ağzını mıknatıslı çıtçıtla kapadım. Etiketim de yerine dikildi hemen tabii :)


Oldukça kalın bir suni deri olduğu için dikerken zorlanacağımı düşünmüştüm. Ama dikiş makinam hiç sorun çıkarmadı neyse ki. Bildiğimiz düz dikiş ayarında, 16 numara iğne (genelde kot vs dikerken kullanıyorum ben) ile diktim. Kısa sürede de bitti.

17 Ekim 2011

Yüzük Standı - Tutorial

Takılarımı düzenlemeye devam ediyorum. Sıra geldi yüzüklere. Dün bir yüzük standı yaptım kendime. Eşim de fotoğrafladı sağolsun. Sıcağı sıcağına yazayım dedim.


Aslında daha önce alelacele yaptığım bir yüzük standım vardı. Astarlık bir kumaşımı kalınca katlayıp, kıvırarak bir kutuya yerleştirmiştim. Yan tarafına yerleştirdiğim kutularda da ufak küpelerim var. Ama kumaş olduğu için yüzükleri takıp-çıkarmak çok kolay olmuyordu.

İşte yenisi aşama aşama geliyor: 


1) Malzemelerle başlayalım:Temizlik süngeri (araba yıkamak için olanlardan)        
                                             Boş bir kutu (süngerin boyutlarına yakın)
                                             Yapışkanlı kaplama kağıdı
                                             Makas, Maket bıçağı


2) Kutuyu dibine yakın bir yerden derinliği 3 cm olan bir kutu oluşturacak şekilde kesiyoruz. Tabii düzgün kesmek için önce bir kılavuz çizgi çizmekte fayda var.
3) Kestikten sonra elimizde kalan, kullanacağımız kısım.
4) Yapışkanlı kağıdı da aynı kalınlıkta kesiyoruz.
5) Sonra kutumuzu bu kağıtla tamamen kaplıyoruz.


6) Bittiğinde böyle bir kutumuz oluyor.


7) Süngeri de enine 3 cm kalınlıkta kesiyoruz. Keserken kolay olması için her iki taraftan tutmak gerekiyor. Yani 3. bir ele ihtiyaç var ;p
8) Süngeri kutunun içine yerleştiriyoruz. Benimkinde kenarda ufak bir boşluk kaldı, onu da uygun boyda sünger kesip doldurdum.
9) Son olarak da, süngerin üzerinde enine 2 cm aralıklarla kesikler açıyoruz. Kesiklerin derinliği yüzüklerin halkasını sığacak kadar olmalı. Bunu yaparken maket bıçağı iyi sonuç vermiyor. En rahat nakış makası kesiyor. 


Yüzüklerimizi de dizdik mi herşey tamam! Üstelik sadece yüzüklerimi değil, ufak küpelerimi de aldı. Kutudaki takıların neredeyse hepsini sığdırabildim. Artık aradığımı hemen bulabilirim, çok mes'udum!


Hadi siz de yapın, düzenli çekmecelerin tadını çıkaralım beraber ;D

Küpelerim için yaptığım düzenleyici de burada.

14 Ekim 2011

Bulaşık Sepetime Yeni Hayat

Bu aralar evdeki eşyaları yenilemeye sardırdım. Evin renkleri çok cansız gelmeye başladı artık. Halbuki evlenirken "kesinlikle kahverengi mobilya almayacağım!" diye söz vermiştim kendime. Diğer eşyalar değilse de koltuklar kahverengi oldu neticede. Neyse, ben de evi biraz ferahlatmak için ufak-tefek eşyaları yenilemeye başladım. Asıl projem bazı mobilyaları boyamak. O yüzden kocaman bir kutu beyaz boya aldım. Alıştırmaları yapayım, uygun zaman bulunca mobilyalara da sıra gelecek. Herşeyi beyaza boyayasım var!!!


İlk kez yağlı boyayla çalışacağım için ufak eşyalardan başlıyorum. İlk olarak boyası dökülmüş, yer yer paslanmış bulaşık sepetini kestirdim gözüme. Atacak değildim, tabii ki yeniledim. Balkon masasının üzerine yaydım gazeteleri, koyuldum işe...


İşte sonuç... Bu kadarcık değişiklikle bile mutfağım ferahladı sanki. Ben beğendim, artık daha keyifle kullanacağım.

Bu arada, yağlı boyayı uygulamak pek de kolay değilmiş açıkçası. Zaten kendi kokusu ağır, bir de inceltmek için ara ara tiner eklemek gerekiyor, bir de onun kokusu. Zaten çabuk kuruyan bir boya olduğu için sık sık tiner eklemek zorunda kaldım. Bir süre sonra baş ağrısı yapıyor haliyle. Bir de boyadığım malzeme düz zemini olan bir obje olmadığı için epey vakit aldı. Her katta kuruması için bir gün kadar beklemek gerekiyor. İki kat boyadığım için ancak 3 günde bitti. Yine de emeğime değdi diye düşünüyorum.

Bu arada kullandığım boya Polisan Home Cosmetics Matrix Yarı Mat. Asıl kullanım alanım ahşap olacağı için özellikle yarı mat boya seçtim.

9 Ekim 2011

Küpelerim Dizi Dizi


Geçenlerde sevgili arkadaşım Demet (bu aralar çok ilham veriyor bana :)) eski çerçevelerini boyayıp, renk renk danteller, fistolarla küpeleri için düzenleyici yapmıştı. Fikir o günden beri aklımdaydı.  Evde uygun çerçeveyi bulunca yapıverdim 10 dakikada. İstediğiniz kurdele, kordon, sutaşı, fisto vs.yi eski bir çerçevenin arkasına slikonla yapıştırıyorsunuz o kadar!


Kolay, çabuk biten ve çok işe yarayan bir proje. Daha ne olsun? Yalnız küpeleri astıktan sonra özellikle dantel şeritler esneyebiliyor. O yüzden olabildiğince gergin yapıştırmak lazım.


İşte, küpelerini de takmış kokoş düzenleyicim!


İki yıl önce yaptığım kalemliği (burada var) de dantelle giydirince, çok iyi anlaştılar. Çekmecelerim ve aynamın önü de bir düzene kavuştu nihayet!

27 Eylül 2011

Kutu Yenileme


Biten yeşil çayımın kutusunu atmayıp, bu günler için saklamıştım. Kutu oldukça büyük olduğu için kullanışlı olacağını düşündüm. Yine peçete transferiyle yeniledim.


İşte yeni makas kutum! Nasıl olmuş?

Peçete transferini nasıl yaptığımı burada anlatmıştım.
Diğer peçete transferi çalışmam için de buraya buyurun.

22 Eylül 2011

Çıkma Dantelden Bileklik



Memlekete gelmeden önce yapmıştım bu bilekliği. Taşlarla süslü danteli hazır olduğu için yapımı 10 dk bile sürmedi. 

Danteli daha önce bir t-shirt süslemesi için hazırlamıştım. Burada var.

Pek bi romantik oldu. Pek tarzım değil ama uygun kombinlerle kullanırım nasılsa.

25 Ağustos 2011

Bu Çerçeveler De Oğlumun Odasına

Siz bakmayın "oğlumun odası" dediğime.. Henüz bir odası bile yok garibimin. Halen 1 m2'lik park yatakta ikamet etmekte. Tabii gündüzleri tüm ev karıştırılmak üzere emrine amade o ayrı ;p

Şaka bir yana birkaç ay içinde taşınacağımız için yeni evde oda takımı almayı düşünüyoruz oğluma. Ama odasının olmaması annesinin oda için hazırlık yapmayacağı anlamına gelmez tabii ;D


Evdeki çirkin, kahverengi çerçevelerden biri alınır, boyanır, peçete transferi yapılır vee...


Böyle olur..


Diğerinin de başına aynı şeyler gelir ve o da böyleyken..


Bu hale gelir...

Şimdi oğlumun fotoğraflarıyla süslendiler, yeni odada yerlerini almayı bekliyorlar ;))